avatar

Gidişinden Sonra Ben

30/10/2017
Serhat

Sen gittikten sonra kaç geceyi sabah ettiğimi bile hatırlamıyorum seni unutmak için kitaplar okudum sanki okuduğum kitaplar hep beni anlatıyordu,o esna sesine ihtiyaç duyuyordum elim telefona gidiyordu kaç kez sana yazdığım mesaji sildiğimi bilmiyorum yazsam okurmu yada karşılık verirmi düşünceleri ile sabaha günaydın dedim sonra yorgun düşen bedenim gözlerimi kapatmamı sagladı uyandığımda elimde telefon ve son yazdığım mesaj duruyor 'özledim seni' diye ve sonra siliyorum kafamı dagıtmak için çıkıyorum kendimi hapsettigim odadan bir kahve yapıyorum kendime  kahve iyi gelir uyudum ama hala yorgun bir bedene sahibim kahve yorgunlugumu alır düşüncesindeyim ama aklım hem sende 'ne yapıyor iyimidir mutlumudur' diyerek düşünceler hala aklımda atmak istiyorum o düşünceleri ama nafile hem nasıl atabilirimki öyle böyle sevmedimki seni kendimden çok sevdim bir insan bunu başarması için bir şeyleri benimsemesi lazım nasıl diyeceksiniz karşınızdaki sevdiğiniz insani kendiniz gibi görmeniz lazım kendiniz gibi görürseniz kendiniz gibi seversiniz ve o insan sizden gittiği zaman sanki kendiniz kendinizden gitmiş gibi olursunuz işte ben kendimden gitmiş his ediyorum kendimi aslında his dememek lazım buna ben kendimden gittim.! ve sonra bir şarkı çalıyor dinlediğim radyoda aklımdan bir an çıkarmak istesem dahi izin verilmiyor sanki şarkıya bırakıyorum kendimi ve sen gözlerimin önüne geliyorsun geçirdiğimiz senli benli günler ne kadar mutluyduk demi ? bir birimize baktığımızda yüzümüz degil gözlerimiz gülüyordu nasıl böyle olduk diyorum kendime ve bulunduğum yer bana dar geliyor bense sessizce cam kenarında oturup kahvemi yudumluyorum ve gök yüzünden düşen yağmur taneciklerini izliyorum izliyorum fakat anlamsız bir şekilde bakıyorum düşen her yağmur tanesine radyoda sevdiğim şiir çalıyor sanki sen gittikten sonra herşey seni hatırlatmak istiyorcasına herşey sırada bekliyor gibi 'ibrahim sadrı seslendiriyor yağmur sonrası' yağmur sonrası karanlık bir şehir içinde ben diyor nede güzel geldi şimdi bu şiir yağmurlu havada sanırım kalkmam lazım havada iyice karanlığa bırakıyor kendini çay demlemek istiyorum hem sen demlerdin ya çay senin yapmanı isterdim sen çay yapınca o çayın bitmesini hiç istemezdim şiirde iyice beni uzaklara götürüyor  sigara  yakmalıyım oysa tıp sigara içmek sağlıga zararlıdır der evet zararlıdır ama ne zaman elime baksam elimde bir sigara var hem senden sonra sağlıgım yerinde degilki hep hasta oluyorum ki hep hastayım..! pencereyi açıyorum ve yağmur tanecikleri içeriye girmek için adeta yarışıyorlar sanki ıslanıyorum ama umrumda bile değil ıslanmam sanki bir vapura bindin ve gitti diyorum oysa ben yüzmeyi bile bilmesem ben o vapurun arkasından giderdim diyorum peki diyorum bogulsaydın ve okşurmeye başlıyorum sigara iyice bogazımı yaktı senin gidişinden sonra ben iyice sigarayı arttırdım çay koymuştum bir koku geliyor burnuma koşuyorum mutfağa karşılaştığım tablo çaydanda su kalmamış ve çaydan yanmış. unuttum aklın aklın nerde diyorum kendime aklım kalmamışki senden sonra korkuyorum bir gün ateş düşecek eve diye tekrar su bıkıyorum çaydanlığa kaldığı yerden kaynamasını bekliyorum ve demliyorum çayımı her zamanki gibi pencere köşeme geçiyorum havada bu gün iyice ıslatıyor şehri sanki senin gidişine ağlarcasına hem gözlerimden yaş gelmiyor artık benim yüreğim ağlıyor gökyüzü gibi yağmur tanecikleri yüreğimden düşen damla gibi düşüyor yere üşüyorum hemde çok pencereyi kapatmak istiyorum ama yağmur taneciklerini elimde his ettiğimde sanki sen dokunuyormuşsun gibi hislere kapılıyorum ve pencereyi kapatmıyorum hem senin şehrinede yağmur yağdımı terk ettiğinde ? sende ben gibi beni his ettinmi ? binlerce soru ve soru işaretleri beynimde başımı pencereden çıkarıp gökyüzüne bakıyorum ALLAH'ım aklımı yitirecem diyorum ne olursun unutmama yardımcı ol diyorum sonra pişman oluyorum hem ben seni unutursam ihanet ederim düşüncesindeyim ihanet etmek istemiyorum ben seni unutursam kendimi unutacam kendimi unutursam yaşama hevesi kalmazki bende gökyüzü iyice karanlığa bıraktı kendini bir radyonun led ışıgı aydınlatıyor odamı sessizlik yine şehre çöktü hem sen gittikten sonra bulunduğum şehir hep sessiz sanki herkes susmuş kimse konuşmuyor sokakta çocuklar oynamıyor ve o güzel gülmelerini duymuyorum sevgili sen gittin ben gittim kendimden..bir şey vardı bir şey beni hala sana çeken bir şey kapına dayanabilecek kadar bir şey çay soğudu ben hala o soğuk çayı içmeye devam ediyorum telefonumu alıyorum elime telefonun ekranına dokunduğum zaman ışıgı gözümü alıyor resmine bakmalıyım gözlerine bakmalıyım gitsen bile bende olmayan o gözlerine bakmalıyım aramak istiyorum seni ve numaranı çeviriyorum ama arama tuşuna cesaret edip basamıyorum bırakıyorum elimden telefonu sesin kulağımda çınlıyor o bana yeter gidişin beni iyice yok etti yokluğun beni kendimden alıyor ne ara bu dereceye gelebildim kayboluyorum sanki bilmediğim bir ülkenin sokağında kendimi arıyorum ama bulmamıyorum şimdi kapı çalsa ve sen gelsen ben kendime gelecem.! ben bu kadar seni düşünürken sen ne yapıyorsun acaba aklına geliyormuyum yoksa hep aklındamıyım ? 

Yorumlar Yorum Yap